27 Şubat 2011 Pazar

Hopur Ilıca’da muhtarlarla buluştu

Ak Parti Milletvekili Aday Adayı Yunus Hopur Ilıca’da muhtarlar ile bir araya geldi.

Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili Aday Adayı Emekli Yarbay Yunus Hopur çalışmalarını hız kesmeden sürdürüyor. Kamuoyunda kendini tanıtmak ve taban oluşturmak üzere çalışmalarını sürdüren Emekli Yarbay Yunus Hopur Ilıca’da mahalle ve köy muhtarları ile bir araya geldi. Terörle mücadele yıllarından bu yana bölgeyi tanıyan ve yabancısı olmayan Yunus Hopur’a vatandaşların ilgisi yoğun oldu.

Pazar günü öğle saatlerinde Ilıca’ya gelen Hopur muhtarlarla, Torunlar Fırın önünde buluştu. Toplantıya Ilıca Şifa Mahallesi Muhtarı Davut Torun, Ilıca Zorkun Mahallesi Muhtarı Hanifi Uzun, Beşen Köyü Muhtarı Niyazi Ağca, Kertmen Köyü Muhtarı Ali Dut, Sarıgüzel Köyü Muhtarı Kamil Elma, Süleymanlı Köyü Muhtarı Çetin Topal, Hacıibrahimuşağı Köyü Muhtarı Kerim Beyazıt, Kozcağız Köyü Muhtarı Hanifi Ünal ve Kapukaya Köyü Muhtarı Hanifi Kayaalp katıldı. Avrupa ve Dünya Şampiyonu güreşçimiz Harun Doğan ve güreş dünyasının tanınmış isimlerinden Ramazan Alabacak ve Şahih Hopur’nda katıldığı toplantıya Ilıcalı çok sayıda vatandaş da iştirak etti. Öte yandan bir seminer için Afyon’da bulunan Ilıca Belediye Başkanı Remzi Demir ve Eski Belediye Başkanı Cuma Karalar, toplantıya katılamadıklarından dolayı Yunus Hopur’u telefonla arayarak destek mesajlarını ilettiler.

Muhtarlar ve vatandaşlarla birlikte yenilen öğle yemeğinin ardından milletvekili aday adayı Hopur bir konuşma yaptı. Hopur konuşmasında, Türkiye Cumhuriyeti’nin tam demokrasiye geçmesi ve yarım kalan değişiklilerin tamamlanması için Ak Parti’nin 400 milletvekili çıkarması gerektiğini, bunun için Başbakan Tayyip Erdoğan’ın kurmayları ile bir araya gelerek bir strateji geliştirdiğini, onunda, halkın sesine kulak vermek olduğunu belirtti. Hopur Konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Şu anda mecliste bulunan arkadaşlarımızın şahsiyetleri ilgili bir şey söylemiyorum, ama idarecilikleri ile ilgili hepinizce malumdur bir takım sıkıntılar var.Bu da Tayyip Bey’in performansını olumsuz yönde etkilemektedir.Bunları bertaraf etmek için Sayın Başbanımız halkın sesine kulak verecek kadrolar oluşturuyor. Ne demek halkın sesi? Halkın sesi sizlersiniz, bizleriz, sokakta yürüyen vatandaşlar. Bu seçimle iligili halkın sesini tam duyabilmek için Sayın Başbakan’ın oluşturduğu ekipler var, gruplar var. Referans olabililecek, düşüncelerini doğru ve tarafsız olarak aktarabilicek ekipler var. Bunlar halkın arasında dolaşacak, köşe taşı olabilecek insanlarla konuşacak, çarşıdaki, pazardaki insanlarla sohbetleri olacak; artı, iletişim sistemlerinden faydalanılarak buna göre vekil profilleri oluşturulacak.


Düşünce şu: Halka malolmuş işadamları, yani sermayeye esir olmuş değil, elindeki gücü halk için kullanabilecek işadamları. Bir de yapısal değişikliklerle ilgili çalışmaları yapabilecek akademisyenler. Rabbim doğruların yardımcısı olsun. Rızasına mazhar olacak işler yapacaksakbize vekilliği nasip etsin.” Konuşmanın ardından vatandaşların ve muhtarların destek sözlerini alarak Ilıca’dan ayrılan Yunus Hopur Kahramanmaraş’a doğru yola çıktı.
Akşam saatlerinde şehir merkezine ulaşan Hopur Kahramanmaraş Güreş İhtisas Kulübünde vatandaşlarla bir araya geldi. Kendini tanıtarak benzer konuşmayı burada da yapan Yunus Hopur olumlu tepkiler aldı. Hopur’un “Halkımız hatırlanmayı çok umursuyor” sözleri üzerine vatandaşlar “Biz seçtiklerimizden para-pul istemiyoruz, bir hatır sorsunlar yeter. Zamanında ayağımızı bastığımız yerleri öpmeyi vaadeden bir vekil şimdi yüzümüze bile bakmıyor, sizde öyle olmayın.” Diye konuştular.

Hopur mahalle ve köy toplantılarını sürdürecek.


*

24 Şubat 2011 Perşembe

Oktay gitti askere inşallah alır teskere

Vatan görevini yapmak ve kışlalarına teslim olmak için askere giden gençler nedeniyle şehirler arası terminaller dolup taşıyor.

Vatan görevini yapmak ve kışlalarına teslim olmak için otogarı dolduran gençlerin yüreği kıpır kıpır atıyor. Gençler, asker ocağına ayak basmanın heyacanını yaşarken; anne-babalar da evlatlarını askere göndermenin haklı gururunu taşıyor. Bu anlamda terminal ana-baba gününe dönüyor.Davullar ve zurnalar eşliğinde geleneksel askere uğurlama şenlikleri terminalleri karnaval yerine çeviriyor.

Bu kez şenliğin, bayramın ve karnavalın adı Oktay Karalar’dı. Davullar Oktay için çaldı. Ilıca’da pansiyonları bulunan eski belediye başkanlarından kaliteli ve düzgün işletmeci Cuma Karalar’ın oğlu Oktay Karalar’ı askere uğurlamaya gelirken sanki Ilıca’da kimse kalmamış; sağanak yağmura rağmen insanlar şehirler arası otobüs terminaline akmıştı. Bilindiği gibi Oktay’ın askere gidişi şerefine baba Cuma Karalar, Ilıca’da yüzlerce kişiye yemek vermiş, zengin sofrasını ve yüreğini bir kez daha açmıştı. Ilıca halkının neredeyse tamamı terminali doldururken davul-zurna hiç susmamış,gençler halaya durarak bu gururlu gününde Oktay’ı yalnız bırakmamışlardı. Erkek-kadın, genç-yaşlı, kız-kızan terminali ana baba gününe çevirirken, anne Hatice Karalar oğlunu asker etmenin gururu ve ayrılığın hüznüyle göz yaşlarına hakim olamazken, uğurlama törenine katılanlar “Ne de çok seveni varmış” demekten kendilerini alamadılar.

Anne Hatice Karalar, dost insan Cuma Karalar, Belediye Başkanı Remzi Demir, belediye meclis üyeleri, Ilıca’nın belli başlı işadamları, işletmecileri, Oktay’ın arkadaşları ve diğer akrabalarından oluşan yaklaşık 300 kişilik Ilıca kafilesi Oktay’ı askere coşku içinde “En büyük asker bizim asker”, “güle güle git, güle güle gel”, “hayırlı teskereler olsun” sloganlarıyla göndediler.
Isparta’da acemi birliğini piyade olarak tamamlayacak olan Oktay Karalar’a hayırlı teskereler diliyoruz. Haber&foto: www.marasgundem.com
*

22 Şubat 2011 Salı

Emekli Yarbay Yunus Hopur da aday adayı

Emekli Yarbay Yunus Hopur Ak Parti’den milletvekili aday adayı olduğunu açıkladı.

Aday adayı olduğunu açıklayan Hopur çalışmalarını sürdürüyor. 12 Haziran 2011 günü yapılması beklenen milletvekili seçimlerinde milletvekili seçilmek için Ak Parti’den Kahramanmaraş milletvekili aday adayı olduğunu açıklayan Emekli Yarbay Yunus Hopur çalışmalarını sürdürüyor. Yunus Hopur kendisini Kahramanmaraş kamuoyuna tanıtmak amacıyla esnafları ve mahalleleri geziyor. İlk olarak mahalle muhtarları ile temasa geçen Hopur daha sonraki aşamada ise köyleri gezmeyi hedefliyor.

Hopur halkla temasları sırasında, kendisinin hiç bir işadamını, siyasetçiyi ve bürokratı referans edinmediğini ve hiç kimseden icazet almadan bu yola çıktığını belirterek; “Ben icazeti halkımdan almak istiyorum. Bu yola halkıma gerçek anlamda hizmet edebilmek ve çalışan bir milletvekili olmak için ‘Halka hizmet Hakk’a hizmettir’ anlayışını düstur edinerek çıktım. Allah bana milletvekilliğini, halkıma hizmet etme imkanı verecekse hayırlısıyla nasip etsin” diye konuşuyor.
Ayrıca Yunus Hopur merkezde fazlaca tanınmasa da kırsalda, özellikle kuzey köylerinde kendisinin çok iyi tanındığını, bununda kendisi için bir avantaj olduğunu belirtiyor. Peki askerlik hayatı başarılarla dolu olan ve milletin vekili olmak için yola çıkan ve de iddialı olduğunu belirten Yunus Hopur kimdir?

Yunus Hopur 10 Şubat 1966 Yılında Kahramanmaraş’ın merkeze bağlı Pınarbaşı Mahallesi'nde doğdu. 1972-1976 Yılları arasında ilkokulu İsatanbul’da dört yılda bitiren Hopur 1976-1979 Yıllarında ise ortaokulu tamamladı.

Ortaokulun ardından askeri liseyi kazanan Yunus Hopur önce Bursa’da (1979-1983 Yılları arasında) Işıklar Askeri Lisesi’ni, ardından (1983-1987 Yılları arasında) Kara Harp Okulu’nu okudu. İyi bir asker olmayı kafasına koyan Hopur, Kara Harp Okulu’nu ardından (1987-1988) Piyade ve Komando Okulu’nu da bitirdikten sonra genç bir teğmen olarak silahlı kuvvetlerdeki görevine başladı.

2007 Yılına kadar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin değişik kademelerinde başarı ile sürdürdüğü görevinin 11 yılı terörle mücadele ile geçti. Yurt içi ve yurt dışında çeşitli görevler de yapan Yunus Hopur 2007 Yılında yarbay rütbesindeyken emekli oldu.
Üstün cesaret ve feragat şerit rozeti sahibi olan Hopur ayrıca görev yaptığı zamanlarda 54 adet de takdir almıştır.

Emekli olduktan sonra ticarete atılan Yunus Hopur Kılılı Beldesi’ndeki 40 kişiye istihdam sağlayan Cemsan Plastik fabrikasını kurmuştur. Ticari faaliyetlerini genişletmeyi düşünen Hopur Elmalar Köyü kuzeybatısında yabancı bir ortakla birlikte maden ocağı işletmeye hazırlanıyor.
Evli ve eşi diş doktoru olan Yunus Hopur dört çocuk babasıdır.
*

20 Şubat 2011 Pazar

Rektör Yardımcısı Prof. Dr. O. Erdaş’la röportaj

2010 Yılı Kasım Ayının İlk Haftasında Cumhurbaşkanı Abdullah Gül Tarafından 15 Üniversiteye Rektör Ataması Yapılan Üniversitelerden Biri Olan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Fatih Karaaslan’ın Yardımcılarından Biri Olan, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Orman Fakültesi Dekanlığı Görevinden Rektör Yardımcılığı Görevine Getirilen Prof. Dr. Orhan Erdaş’ı, Göksun Meslek Yüksekokulu Öğrencisi Raşit Dinçaslan Ziyaret Etti.

Dinçaslan, Prof. Dr. Orhan ERDAŞ’ı makamında ziyaret ederek, Prof. Dr. Orhan ERDAŞ’ın 12 Şubat Bayramı’nı, kandillerini ve yeni görevi olan Rektör Yardımcılığı görevini de tebrik etti.
7 Şubat 2011 tarihi itibariyle bahar dönemine başlayan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi’nin önümüzdeki dönem ve dönemlerde başarı ve güzelliklerle dolu geçmesini temenni eden DİNÇASLAN, Prof. Dr. Orhan ERDAŞ’la kısa bir röportaj gerçekleştirdi.

Dinçaslan: Sayın Hocam; öncelikle İstiklal Madalyalı Kahramanmaraş’ımızın Kurtuluşunun 91. Yıl Dönümünü, 12 Şubat Bayramı’nızı, Kandilinizi kutluyorum. Yaklaşık 3 ay gibi bir süredir yürütmekte olduğunuz rektör yardımcılığı görevinizi tebrik ediyor, hayırlı olsun dileklerimi arz ediyor, çalışmalarınızda başarılar ve başarılarınızın sürekliliğini temenni ediyorum.

Prof. Dr. Orhan ERDAŞ: Ben de Hoşgeldiniz diyorum, Teşekkür ediyorum.

Dinçaslan: Muhterem Hocam; yaklaşık 3 ay gibi bir süredir rektör yardımcılığı görevini yürütmektesiniz. Rektör yardımcılığı görevine geldiğinizden bu güne kadar yaptığınız çalışmalarla ilgili ve ikinci yarıyılın başlangıcı olan bu günden itibaren yapacağınız çalışmalarla ilgili, faaliyetler hakkında bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. Orhan ERDAŞ: Öğrenci işlerinden sorumlu rektör yardımcısı oalrak üniversitemizin öğrenci sayılarıyla ve genel yapısıyla ilgili kısaca bazı açıklamalar yaptıktan sonra, bu önümüzdeki dönemde neler yapacaklarımızla ve kısaca, bu biraz önce sizin de ifade ettiğiniz gibi, geçen 2,5-3 aylık dönemde neler yaptıklarımızı kısaca ifade etmek istiyorum.
”Türkiye’nin Her Yerinden Öğrenci Alan Üniversiteyiz.”

Üniversitemizde kayıtlı olarak yaklaşık 17.000 civarında öğrencimiz var. Bu öğrencilerimizn % 60’a yakını diploma programı veren program, bölüm ve bölümlerden mezun. Bu öğrencilerimizin dışında yüksek lisans ve doktara öğrencilerimiz de var. Bu 17.000 civarındaki öğrencilerimizin yaklaşık olarak % 44’ü, yarıya yakını diyebiliriz, K.Maraş’tan gelen öğrenciler oluşturuyor.
Komşu illerden, yani Adana, Mersin, Gaziantep, Adıyaman, Kayseri… gibi komşu illerden gelen öğrencilerimizin oranı da % 33 civarında. Bunun dışında Türkiye’nin diğer illerinden gelen öğrencilerimizn oranını da % 23 olarak verebiliriz. Bizim Rize’den de, Muğla’dan da, Tekirdağ’dan da öğrencilerimiz var. Türkiye’nin her yerinden öğrenci alan üniversiteyiz. Genel olarak öğrencilerimizin başarı oranı oldukça iyi diyebiliriz. % 60 - % 70, bazı bölümlerde % 80’e varan başarı oranları olduğunu görüyoruz. Üniversitemizde şu geçen yıl içerisinde ve her yıl yaklaşık olarak 2500 ila 3000 civarında öğrenci mezun ediyoruz. Bu mezun ettiğimiz öğrenci sayısı kadar da, yeni açılan bölümlerin dışında olmak üzere öğrenci alıyoruz. Tabii bunlara ek olarak yıl içerisin yeni bölümler de açılıyor, yeni bölümlere de öğrenci almaya devam ediyoruz. Yeni bölümler açtığımız taktirde, bunları YÖK’e bildiriyoruz. YÖK, ÖSYM’ye bildiriyor, ÖSYM’de kıtapçıklarda yer veriyor ve böylece tercihler yapılıyor.

“ Üniversitemizde Barış Hakim !.. ”

Üniversitemizde yatay geçiş yoluyla, yani bir kurumdan başka bir kuruma geçiş olmak üzere, öğrenci geliyor. Bu geçen yıldaki gelen öğrencilerle ilgili bir sayı verecek olursam, geçen yıl yaklaşık 100 civarında değişik üniversitelerden, üniversitemize öğrenci gelmiş bulunuyor. Öğrencilerimizin yanında, üniversitemizin içerisinde son derece barış içerisinde, güzel bir eğitim sürdürüyoruz. Ve Kahramanmaraş’taki Sütçü İmam Üniversitesi olarak Türkiye’nin en sakin, derslerine, uygulamalarına konsantre olmuş bir üniversite olduğumuzu da ifade etmek isterim.
Bu dönem ve geçen dönem içerisinde Türk öğrencilerini üniversitemize alırken, bu bizim dönem içerisinde de yurt dışından da öğrenci almak üzere yönergelerimizi hazırladık. Geçen hafta Senato’dan geçirdik, ve YÖK’e gönderdik. Artık bundan sonra Kahramanmaraş’ta yurt dışından gelecek lisans ve önlisans öğrencileri de okuma fırsatı bulacaklardır. Bu hafta ve önümüzdeki hafta içerisinde Senato’dan yüksek lisans ve doktora öğrenimi için yurt dışından gelecek öğrencilere de gerekli zemini hazırlayacak çalışmalarımıza başlayacağız. “ Fakültelerde Yeni Bölümler Açılacak !.. ”

Yeni bölümlerin açılmasıyla ilgili çalışmalarımız da var. Önümüzdeki dönem içerisinde Eğitim Fakültesi’nde, Peyzaj Mimarlığı bölümünde, Orman Fakültesi’nde, Fen-Edebiyat Fakültesi’nde, yeni bölümler açmak süretiyle ve bu açılan yeni bölümlere de akıllı sınıflarda dersler yaptırmak suretiyle öğrencilerimizin eğitim-öğretim kalitesini arttırma yönünde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Üniversitemizde YÖK’ün de gerekli emir ve istekleri doğrultusunda eğitim-öğretimde yeniden yapılanma çalışmaları, yani “bolanya süreci” adını verdiğimiz çalışmalarımız devam ediyor. Bilindiği üzere, Bolanya süreci çalışmaları 2012 yılına kadar bitirilmek zorunda. Üniversitemizde bu çalışmalar oalnca hızıyla devam ediyor; ancak biz 2011 senesinin yani bu yılın sonunda bütün bu bolonya süreci çalışmalarını bitirerek ksu.edu.tr web sitemizde yayınlamak istiyoruz. Bu meyanda web sitemizi de yenileyeceğiz. Bu bolonya süreci içerisinde eğitim-öğretim yeniden yapılandırılması sırasında her bölümün yeterlilikleri, bölümde okuyan öğrencilerin neler kazanacağı, bölümün ders programlarının yeniden gözden geçirilmesi, bazı derslerin zamana uygun olarak yeniden düzenlenmesi ve böylece her ders içinde ders anlatan öğretim elemanlarının neyi anlattığı, nasıl bir içerikle ders anlattığı vesaire konularda gerekli bütün bilgiler verilecek. Üniversitemizde yine, benim de sorumlu olduğum konular dâhil olmak üzere, akademik değerlendirmelerle ilgili çalışmalar da sürdürülüyor. Önümüzdeki günlerde büyük ihtimalle üniversitemizin Senato’sunda, “K.Maraş Sütçü İmam Üniversitesi’nde eğitim-öğretimin kalitesini nasıl arttırabiliriz?” şeklinde bir gündem maddesi oluşturarak, bunu öğretim elemanlarıyla, özellikle dekanlar, yüksek okul ve enstitü müdürleriyle görüşerek, “önümüzdeki dönemlerde eğitimin kalitesini nasıl arttırabiliriz? şeklinde önerileri tekrar gözden geçirip, bu konuda atılması gereken adımları da atacağımızı da ifade etmek isterim.

Fen-Edebiyat Fakültesi Mezunlarına Pedagojik Formasyon Eğitimi !..

Yine önümüzdeki dönemler içerisinde; özellikle Eğitim Fakültesi’nde bu pedagojik formasyon eğitimine de oldukça önem veriyoruz. Rektörlük olarak Fen-Edebiyat Fakültesi mezunlarına yönelik olmak üzere pedagojik formasyon eğitimini başlatmak üzere önemli çalışmalarımız var. Bu arada iki tane ana bilim dalını YÖK’e göndermiştik. Pedagojik formasyon açılması ve hazırlanmasıyla ilgili olarak bu iki ana bilim dalı YÖK tarafından onaylandı ve geldi.

Öğretim Elemanı Alımı Yapılacak !..

Önümüzdeki yıl içerisinde öğretim elemanları alımını da yapmak suretiyle, özellikle Fen-Edebiyat Fakültesi mezunlarına pedagojik formasyon verme konusunda çalışmalarımız sürecek. Zaten Eğitim Fakültesi mezunları otomatikman öğretmen olma hakkı kazandığı için, orada herhangi bir sorun yok. Çalışmalarımızı yeni öğretim elemanı alarak üniversitemizde öğretim elemanları arttırma yönünde gayretlerimizi de sürdüreceğiz.

Yurtdışındaki Üniversitelerle Sıkı İlişki İçerisindeyiz !..

Yurtdışındaki üniversitelerle de ilişkilerimiz devam ediyor. Sadece Türkiye içerisinde kalmak, üniversitenin anlamına da yetersiz kalabilir. Yani üniversitelerin üniversal olması lazım. Yani Dünya’yla entegre olması lazım. Bu nedenle özellikle “Erasmus Programı” kapsamında bu sene 18 öğrencimizi yurt dışına göndereceğiz. Yurtdışından gelen öğrenci sayısı da 6 civarında idi. Bu öğrencilerin sayısını da arttırmaya gayret ediyoruz. Bilindiği üzere bir de yurt dışındaki üniversitelerle, yurt içindeki üniversiteler arasında öğrenci değişimini öngören “Farabi Programı” var. Bu Farabi Programı’yla geçen sene 18 öğrencimizi değişik üniversitelere gönderdik ama bu sene bu sayının artırılması yönünde çalışmalarımız da sürecek.

Üniversitemizde Dersler Barış ve Huzur İçerisinde !..

Üniversitemizde biraz önce sizin de söylediğiniz gibi eğitim-öğretimin bahar dönemi 7 Şubat 2011 tarihi itibariyle başladı. Bu günlerde, sizin de biraz önce ifade ettiğiniz gibi, eğitim-öğretimin ilk günlerindeyiz. Üniversitemizde eğitim-öğretimin son derece kaliteli olması için gerekenler ilgili kurumlarla beraber, yani dekanlıklar, yüksek okul ve enstitü müdürlükleriyle adımlar atılıyor, yapılıyor. Barış ve huzur içerisinde derslerin yapıldığı, öğrencilerimize son derece yüksek kaliteyle eğitim-öğretim vermenin mutluluğu içerisindeyiz.
Güzel bir eğitim-öğretim yılı geçmesini diliyorum. Bu vesile ile, bütün öğrencilerimizin bahar döneminde başarılı bir eğitim-öğretim yaşaması ve çalışmalarını sürdürebilmesi için kendilerine de güzel günler diliyorum.

Dinçaslan: Teşekkür ediyorum sayın hocam. Çalışmalarınızda tekrar başarılar diliyor, çalışmalarınızı tebrik ediyorum. İyi çalışmalar diliyorum. Saygılar sunuyorum.

Prof. Dr. Orhan ERDAŞ: Ben çok teşekkür ediyorum.

Röportaj ve resimler: Raşit DİNÇASLAN / K.Maraş
*

19 Şubat 2011 Cumartesi

Göçük altındakiler için cenaze namazı..

Afşin-Elbistan B Termik Santraline kömür sağlayan Çöllolar kömür sahasında 10 Şubat 2011 Perşembe günü saat 10.15 sıralarında meydana gelen göçükte toprak altında kalan 9 işçi için Elbistan genelindeki ve Afşin İlçesi’ndeki onlarca camide cuma namazını müteakip gıyabi cenaze namazı kılındı.
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Çelik'in de yer aldığı Müftülük Camiinde; Hacı Mehmet İpek, Muhsin Koşan, Adnan Demir, Tuğran Gökhan, Nail Yılmaz, Kemal Elmas, Cuma Yıldırım, Aydoğan Polat ve Halil Tatlı için gıyabi cenaze namazı kılındı.
Elbistan’da Kral Camii’inde Cuma namazı öncesinde vaaz verip, Cuma namazı kıldırdıktan sonra Hacı Mehmet İpek, Muhsin Koşan, Adnan Demir, Tuğran Gökhan, Nail Yılmaz, Kemal Elmas, Cuma Yıldırım, Aydoğan Polat ve Halil Tatlı için gıyabi cenaze namazını da kıldıran Göksun İlçe Müftüsü Süleyman Şahin şunları söyledi:
“Sabır rahmet getirir, Allah rahmetini üzerimizden eksik eylemesin. Depremde, afette, savaşta hayatını kaybedenlere ölü denilemez. Peygamberimiz (sav) ‘in komşusu olma ödülünü haketmişlerdir, şehitlik mertebesindedirler bu göçük altında kardeşlerimiz. Sizlere sabır diliyor, mekanlarının cennet olmalarını Yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.” dedi. Elbistan Müftülük Camiinde Cuma Namazı sonrasında kılınan gıyabi cenaze namazı nedeniyle vatandaşlar cami avlusuna sığmayınca, cenaze namazı cadde üzerinde kılındı. Elbistan Müftülük Camiinde, Elbistan Müftüsü Ramazan Tolan tarafından kıldırılan gıyabi cenaze namazına ise AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Avni Doğan, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Çelik, K.Maraş İl Müftüsü Bekir Gülce, Göksun İlçe Müftüsü Süleyman Şahin, Elbistan Belediye Başkanı Durmuş Küçük, AK Parti Elbistan İlçe Başkanı Gürbüz İlhan, Maden-İş Sendikası Elbistan Şube Başkanı İsmet Bölükbaşı, Şeker-İş Sendikası Elbistan Şube Başkanı İsmail Şahin, Göksun Ulu Camii Müezzini Ethem Andırınlı, işçi yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Çelik: “Kardeşlerimiz Toprağın Altında Değiller, Bu Aziz Milletin Gönüllerindedir!..” Gıyabi cenaze namazı öncesinde bir konuşma yapan, Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Daire Başkanı Ahmet Çelik, şunları söyledi:
''Cenabı Hak ülkemizi, şehrimizi ve bütün insanlığı görünür görünmez bütün kazalardan, felaketlerden, musibetlerden muhafaza eylesin. Her milletin bu tür musibetlere karşı gösterdiği tavırlar vardır. Biz varlığı ve yokluğu da yaşayan bir milletiz. Tarihi kazancıyla kaybıyla, kederiyle sevinciyle dolu dolu yaşamış bir milletiz. Olaylar ve hadiseler karşısında tavır sergileyecek tarihi köprü kültürlerimiz var. Cenabı hak birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Allah'ın takdirlerini, hikmetlerini, bu sınırlı aklımızla idrak edemiyoruz. Arkalarında bütün bu olaylarda ne hikmetler saklıdır, Allah biliyor. Ancak bizim tavrımız sabırla, metanetle, olayları gönül dünyamıza gömülerek değerlendirmek düşüyor.” dedi. Sözlerinin devamında: Elbette tedbirimizi alacağız. Fakat Cenabı Hakk'ın takdirine de boynumuz kıldan incedir. Biz Elbistan'ımızda, Afşin'imizde bu olgunluğu bu metaneti gönül birliğini gördük.” diyen Çelik: “Bu değerli kardeşlerimiz toprağın altında değiller, bu aziz milletin gönüllerindedir. Bu tarihten getirdiğimiz bir değerdir. Bizden sonrada kıyamete kadar, çocuklarımızın ve nesillerimizin hayatlarında baki olacaktır. Her birimiz günlerden beri dualarımızı yapıyoruz. Edirne'sinden, Van'ına, Kars'ına kadar bu dualar birbiriyle semada buluştu. Bundan eminiz, bunu görüyoruz ve yaşıyoruz. Ancak dualarımızın bir ibadet çapında ve noktasında bir buluşması vardır. Dini vecibe olarak cenaze namazları kılarız. Ümit hakkımız ise, baki olacaktır.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Göçük altında kalan kişilerden Nail Yılmaz'ın ağabeyi İsmail Yılmaz ve Muhsin Koşan'ın kardeşi Mühmani Koşan, acılarının çok büyük olduğunu ifade ederek, cenazelerin en kısa sürede çıkarılmasını isteyerek, “Canlı değillerse bile soğuk yüzlerini görmek istiyoruz. İlgi ve alakalarından dolayı Başbakan, Bakanlar ve Milletvekillerine, mülki amirlere de teşekkür ediyoruz.” dediler.

HABER & FOTO:RAŞİT DİNÇASLAN
*

18 Şubat 2011 Cuma

Ilıcalılar profesyonel turizmci oluyor

Tarımsal ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun (TKDK) kredilerinden yararlanmak isteyen Ilıcalılar turizm kursuna akın etti.

TKDK’nın AB Fonlarından sağladığı kredilerden yararlanmak isteyen Ilıcalılar, Kahramanmaraş Halk Eğitim Merkezi tarafından verilen “Turizm Kalkındırma Kursu”na yoğun ilgi gösteriyorlar.
TKDK’nın “Kırsal Ekonomik Faaliyetlerin Çeşitlendirilmesi ve Geliştirilmesi” projesi kapsamında, aralarında Kahramanmaraş’ın da bulunduğu bazı illerde başlatılan uygulamalardan yararlanmak isteyen Ilıcalılar “Kırsal Turizm”de yer almak istiyor. Ancak AB destekli bu projelerden faydalanmak isteyenlerin öncelikle turizm kursuna giderek belge alma zorunluluğu bulunuyor.
İşte bu fırsattan faydalanmak isteyen Ilıcalı işletme sahipleri Kahramanmaraş Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü’ne baş vurarak belge sahibi olabilmek için kurs alma talebinde bulundular. Talebi yerinde gören Halk Eğitim Merkezi Müdürlüğü, Ilıca’ya bir öğretmen göndererek kurs vermeye başladı.
Haftanın Pazar günü hariç 6 günü verilen kursa ilgi yoğun oldu. Geçtiğimiz haftalarda başlayan ve üç hafta sürecek olan kursa şimdilik 30 kişi katılıyor. Kurs, her akşam 18.00-21:30 saatleri arasında Burak Pansiyon altında bulunan salonda veriliyor.
İlk 30 kişinin kursu bitirmesinin ardından sırada bekleyen yaklaşık 100 kişinin de kursa katılması bekleniyor.
Öte yandan TKDK’nın kredilerinden tam manası ile yararlanılması durumunda ve verilen kursların sağlayacağı pozitif etkenler göz önünde bulundurulduğunda, Ilıca turizminde yeni bir ivme kazanılması bekleniyor.
*

13 Şubat 2011 Pazar

Ilıcalılar Yazıcıoğlu'nun kabrini ziyaret etti

Ankara’ya giden bir grup Ilıcalı Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ziyaret etti.

Ilıcalılar Anıtkabir ve Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ziyaret etti. Geçen hafta sonu Bünyamin Karalar’ın nişan töreni için Ankara’ya giden bir grup Ilıcalı, Anıtkabir ve iki yıl önce Kahramanmaraş’ta meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun kabrini ziyaret etti. Cumartesi günü sabah saatlerinde Ankara gezisine başlayan grup Ankara’da öğrenim gören Ilıcalı öğrenciler Ahmet Torun, Süleyman Karalar ve Moğolistanlı Asıl Bek rehberliğinde ilk önce Anıtkabir’i ziyaret etti.

Ilıca’dan gittikleri minibüsle Anıttepe’ye ulaşan Ilıcalılar Anıtkabir’de aslanlı yoldan yürüyerek Ata’nın huzuruna çıktılar. Grup Atatürk’ün mozolesini ziyaret ederek bir süre inceledi ve mozole önünde resim çektirdi. Aralarında bayanların da bulunduğu gurup daha sonra Anıtkabir’in altında bulunan Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni gezdi. Müzeyi baştan sona hayranlıkla inceleyen ve gezen grup daha sonra Muhin Yacıoğlu’nun kabrine gitmek üzere buradan ayrıldı. Anıtkabir’in ardından Altındağ’a geçen Ilıcalılar İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un evinin de bulunduğu Taceddin Degahı’na giderek, iki yıl önce Kahramanmaraş’ta meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybeden BBP’nin Mewrhum Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun orada bulunan kabrini ziyaret ettiler. Kabir başında duygulu anlar yaşandı. Yazıcıoğlu’nun karlarla kaplı kabri başında bazı kişilerin oldukça duygulandığı gözlerden kaçmadı. Kabir etrafını çevreleyen grup merhumun ruhuna bol bol fatiha gönderdi. Grup uzun süre kabir başında kalırken resim çektirmeyi de ihmal etmedi.
Ilıcalı grup, ardından Mehmet Akif Ersoy’un yaşadığı eve geçti. Burada Akif’in odasını ve eşyalarını yakından görme fırsatı bulanlar cep telefonlarıyla resim çekerek merhumun ruhuna fatiha okudular. Daha sonra nişan törenine katılan grup akşam saatlerinde Kahramanmaraş’a dönmek üzere Ankara’dan ayrıldı

HABERLE İLGİLİ DAHA FAZLA RESİM İÇİN TIKLA

*

12 Şubat 2011 Cumartesi

12 Şubat Kurtuluş Bayramı kutlandı

K.Maraş’ın kurtuluşunun 91.yıldönümü Devlet Bakanı Faruk Çelik’in katılımlarıyla kutlandı.

Devlet Bakanı Faruk Çelik’in tören alanına iştirakiyle başlayan program, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından K.Maraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz’ın konuşmasıyla başladı.
Poyraz konuşmasında: “Güzel şehrimizin düşman işgalinden kurtarılışın yıl dönümünü, 91 yıl önceki ruh ve heyecanla kutluyoruz. Bize bu onuru, bu sevinci, bu bayramı yaşatan kahramanlarımızı saygıyla, minnetle, rahmetle anıyor, hepinizin 12 Şubat Kurtuluş Bayramı’nı tebrik ediyorum” dedi. “12 Şubat, Maraşlının düğünüdür, bayramıdır.” diyen Poyraz: “Bu gün, esenlik dolu günleri yaşayan bizlerin, bu cennet vatanı bize emanet eden ecdadımızı minnet ve şükranla anma günüdür. Bu gün geçmişle geleceğin buluşma ve tanışma günüdür. Tarih, bir milleti dirilten en önemli ilham kaynağıdır. 12 Şubat Kurtuluş Bayramı, tarihi hafızamızı yenilememizi, tarihin aynasından bu güne bakmamızı sağlayan müstesna zaman dilimlerinden biridir.” diyerek sözlerini sonlandırdı. Huzurumuzu, Huzurumuz İçin Toprağa Düşenlere Borçluyuz.

Belediye Başkanı Poyraz’ın konuşmasının ardından kürsüye davet edilen Devlet Bakanı Faruk Çelik ise: “Bu gün namus günüdür!” diyerek ilk kurşunu namus için, özgürlük için atan Sütçü İmamı, Aslan Bey’i… unutmak mümkün mü? Elbette mümkün değil! Dününü unutan, gelecekte var olamaz. Huzurumuzu, huzurumuz için toprağa düşenlere, ecdadımıza borçluyuz. Her bahçeden güller soldu. İman dolu göğüslerini siper eden ecdadın torunlarıyız. O ecdadımız ki, Çanakkale’de tüm Dünya’ya büyük bir ders verdi.” dedi. Bakan Çelik: “Kahraman unvanlı istiklal madalyalı şehrin güzel insanlarının bu bayram gününü kutluyorum, şehitlerimizi rahmetle anıyorum.” diyerek sözlerini bitirdi. Bakan Faruk Çelik’in konuşmasının ardından Mehter gösterileri ile devam eden program, Bedirhan Gökçe’nin sesiyle renklendirdiği, Bayrak olayı, Sütçü İmam’ın ilk Kurşunu sıkması, Abdal Halil Ağa’nın Hırlakyan’ın verdiği kese altını reddedip, “Bu din bahsidir, davulumun kasnağını altınla doldursan bu tokmağı milletimin bağrına vurmam” canlandırmalarıyla devam etti. Kurum-kuruluşların, okulların, çeşitli derneklerin resmi geçişleri ile sona eren programa Ak Parti K.Maraş Milletvekilleri, Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Nevzat Pakdil, Fatih Arıkan, Cafer Tatlıbal, Veysi Kaynak, 5'inci Zırhlı Tugay Komutanı Tuğgeneral Şendoğan Karakuş, Kahramanmaraş Garnizon Komutanı Jandarma Albay Sezai Akgün, Ak Parti K.Maraş İl Başkanı M.Fatih Erkoç, MHP K.Maraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy, K.Maraş Eski Milletvekili Ali Sezal, KSÜ. Rektörü Prof. Dr. M. Fatih Karaaslan, siyasi partilerin il başkanları, Göksun Kaymakamı M. Sinan Yıldız, il Milli Eğitim Müdürü ve şube müdürleri ve halk katıldı. Haber&Foto:
Raşit DİNÇASLAN

8 Şubat 2011 Salı

Baraj inşaatında bir ölüm daha!

Hacınınoğlu Köyü’nde, HES inşaatında kaynak yaparken su dolu çukura düşen işçi hayatını kaybetti.

Kahramanmaraş Merkez İlçe’ye bağlı Hacınınoğlu Köyü’nde yapımı süren Enerjisa Holding’e ait hidroelektrik santrali inşaatında çalışan İsmail Güler (21), kaynak yaptığı sırada üzerinde bulunduğu iskelenin kopması üzerine 8 metre derinlikteki su dolu çukura düştü.

İsmail Güler'in düştüğünü gören 2 arkadaşı suya girdi. Güler'i suda bulamayan işçilerin haber vermesi üzerine Kahramanmaraş Belediyesi Su Altı Arama ve Kurtarma ekibi olay yerine gitti. Arama ve kurtarma ekibinin Sudan çıkardığı Güler'in hayatını kaybettiği belirlendi.
İsmail Güler'in cesedi Kahramanmaraş Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

7 Şubat 2011 Pazartesi

M.Akif Sempozyumu yapıldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM ) Eğitim Kültür Gençlik ve Spor Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Sağlam, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un büyük bir mücadele adamı, hürriyet ve bayrak aşığı bir şair olduğunu söyledi.
Kahramanmaraş ve İlçeleri Kültür Dayanışma Derneği (MARAŞDER) tarafından, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi'nde düzenlenen, ''Vefatının 75. Yılında Mehmet Akif Ersoy'' konulu sempozyumun açılışında konuşan Prof. Dr. Sağlam, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy'un dünya çapında çok önemli bir şair olduğunu belirtti.

Sağlam, Ersoy'un, yazmış olduğu İstiklal Marşı'nın, ölümünden 75 yıl geçtikten sonda sadece Türkiye'de değil, 5 kıtada, dünyanın değişik ülkelerinde okunduğuna işaret ederek, şöyle konuştu:
''İstiklal Marşı, Amerika Birleşik Devletleri'nde (ABD), Endenozya'da, kutuplarda, Güney Afrika'da okunuyor. Dünyanın değişik ülkelerinde Türk gençlerinin yetiştirildiği ülkelerde, okullarda okunuyor. İşte Mehmet Akif böyle bir adam. Böyle bir şair dünyada yok. Cenab-ı hak böyle bir şerefi ona nasip etmiş.
Mehmet Akif Ersoy dünyanın en mütevazi insanı. Fevkalade içten bir adam. Ama bir yandan da dünyaya meydan okuyor. 'Tek dişi kalmış canavar' dediği medeniyete tek başına direnen o mütevazi adam bir anda devleşiyor. Aynı zamanda, bir kahraman. Bir tevazu örneği. Bir bilge adam örneği. Bir inanç örneği. Büyük bir mücadele adamı. Bir gurur adamı. Hürriyet ve bayrak aşığı.'' PROF. DR. BEKİR KARLIAĞA-
Medeniyetler İttifakı Türkiye Eşgüdüm Komitesi Başkanı Prof. Dr. Bekir Karlıağa ise Mehmet Akif Ersoy'un gerçekten medeniyet sembolü bir şair olduğuna dikkat çekerek, ''Mehmet Akif Ersoy, aynı zamanda İslam düşüncesinin en büyük şairlerinden birisidir'' dedi.
Onun (Mehmet Akif Ersoy) 'tek dişi kalmış canavar' diye nitelediği medeniyetin bugün can çekişmekte olan bir yerde olduğuna işaret eden Karlıağa, ''Afganistan'ı, Irak'ı kan gölüne çevirmiş olan Bush'da 'biz medeniyet için buradayız' diyordu. Elbette medeniyetlerin tarihine baktığımız zaman medeniyetler hiç bir yere kan gözyaşı savaş götürmez. Medeniyet gittiği yere huzur götürür, selamet, refah götürür, bilgi, ilim götürür'' diye konuştu.
Mehmet Akif Ersoy'un, aynı zamanda evrensel bir kişi olduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Karlıağa, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şunu belirtmek isterim ki; 20. yüzyılın başında İslam dünyasında ortaya çıkan ve İslam dünyasındaki yeni İslami aydınlanmanın temsilcisi olan 3 büyük isim ülkemizde yetişmiştir. Bunlardan biri Mehmet Akif, diğeri Said Nursi bir diğeri de Necip Fazıl'dır. Bugün medeniyetleri çatıştırmak isteyen medeniyetleri birbirine düşman etmek isteyen bir köhne anlayış yeryüzünü teslim almaya çalışmaktadır. Medeniyetler çatışması tezinin karşısında en önemli tez medeniyet çatışmasını önerenlere medeniyetleri buluşturarak, birleştirerek, anlaştırarak ve ortak insani değerler üzerinde bir araya getirerek verilecek bir derstir ki bunu Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan İspanya Başbakanı ile birlikte BM bünyesinde Medeniyetler İttifakını başlatarak ortaya koymuştur. Türkiye'nin öncülüğünde başlayan bu girişim şu andan 120'ye yakın, yani 100 ülke ve 20 uluslararası kuruluşun katkısı ile BM'nin şimdiye kadar oluşturduğu en hızlı gelişmiş, büyümüş bir girişim olarak karşımızda durmaktadır.''
MÜSTEŞAR İSMET YILMAZ
Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı İsmet Yılmaz da konuşmasında 2007'de kanun ile Mehmet Akif Ersoy anma günü kabul edildiğini hatırlattı.
Yılmaz, Mehmet Akif'in anılması nedeniyle bir öğretmen hakkında soruşturma açıldığını, 4 Mayıs 2007 yılında ise kanuni bir düzenleme yapıldığını vurgulayarak, şöyle konuştu:
''12 Mart Mehmet Akif Ersoy'u anma günü olarak kabul edilmiştir. Artık Akif'i anmak yasal hale gelmiştir. Bir hak, yükümlülüktür. Bu yıl da 2011 yılı Ersoy yılı olarak kabul edilmiştir. Onun için Bakanlık olarak Milli Şairin şiirlerinin tiyatro sanatçıları tarafından seslendirilmesi, Safahat'ı ve İstiklal Marşı'nın ressamlar tarafından yeniden çizilmesi, sergiler, konserler düzenlemesi, kitaplar hazırlanması ve İstanbul'da kaldığı evin kamulaştırılması için karar alınmıştır.'' MARAŞDER Başkanı Şaban Kurt ise Mehmet Akif'in geçmişin ışığını bugüne taşıyan ender ve önder insanlardan biri olduğunu söyledi.
Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz da konuşmasında milletlerin ruhunu taşıyan şahsiyetlerin olduğunu belirterek, ''İşte onlardan biri ve belki de en önemlilerinden biri de Mehmet Akif Ersoy'dur. Ersoy milletin ruhunu aksettirmeyi başarmıştır''diye konuştu.
Açılış konuşmaların ardından Mehmet Rüyan Soydan'ın koleksiyonundan oluşan ''Mehmet Akif'in Özgün Eserleri'' konulu serginin açılışı gerçekleştirildi.
2. gün devam edecek olan sempozyumda Mehmet Akif'in yaşadığı dönem ve kişiliği, Mehmet Akif'in ızdırabı, Mehmet Akif'in sanatı ve düşüncesi, Mehmet Akif'in ideali konularında konuşmalar yapılacak. Haber: www.haber46.com. Resimler: Raşit DİNÇASLAN

*