30 Kasım 2010 Salı

Kapukaya Köyü'nde pompalı dehşeti

Kapukaya Köyü’nde meydana gelen olayda bir kişi amcasını pompalı tüfekle öldürdü.

Bir pompalı dehşeti daha. Kapukaya Köyü’nde arazi anlaşmazlığı yüzünden, yeğen İ.A. amcası Adnan Avcı’yı pompalı tüfekle vurarak öldürdü.

Edinilen bilgilere göre olay şöyle gerçekleşti:
İddialara göre ölen Adnan Avcı ile katil zanlısı yeğeni İ.A. arasında muhtarlık seçimleri yüzünden, daha önceden husumet vardı. Saat 10:30 sıralarında gerçekleşen olayda İ.A. Kapukaya Köyü’nün Kalaycık Mezrası’ndaki dağlık alanda, önce maktül Adnan Avcı’nın çobanı ile, keçileri kendi arazisinde otlattığı gerekçesiyle tartışmaya başladı.

Çobanla tartışan ve elinde pompalı tüfek bulunan İ.A. yine iddialara göre, önce havaya birden fazla ateş açtı. Bunun üzerine çoban oradan ayrılarak köye gidip Adnan Avcı’ya haber verdi. Çobanın haber vermesi üzerine Adnan Avcı yeğeni İ.A. nın yanına geldi. Amcasının yanına doğru geldiğini gören İ.A. elinde buluna pompalı tüfeği amcasına doğrultarak tetiğe bastı.
Açılan ateş sonucu ağır yaralanan 38 yaşlarındaki Adnan Avcı olay yerinde hayatını kaybetti.
Önceden sabıkası bulunan katil zanlısı İ.A. ise kaçarak kayıplara karıştı.
Ölen Adnan Avcı’nın cesedi otopsi yapılmak üzere Kahramanmaraş Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırıldı.
Kaçan katil zanlısını arama çalışmaları sürerken olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

28 Kasım 2010 Pazar

Deprem Konutlarında sona gelindi

Toki tarafından Ilıca’ya yaptırılan 82 deprem konutunun inşaatı tamamlanma aşamasına geldi.

2007 Yılı’nda Ilıca’da meydâna gelen depremlerde evleri hasar gören vatandaşlar için, TOKİ tarafından yaptırılan konutlarda bitme aşamasına gelindi. Ilıca’nın doğu istikameti, Yeniyapan Mahallesi sınırları içinde, 10000 m2 alan üzerine yaptırılan 82 adet konutun yapımına 2010 Yılı’nın ilk aylarında başlanmıştı.

Toki’nin ihale usûlü ile Manisa merkezli Sağlam İnşaat’a verdiği konutların Nisan 2011’de biritilmesi bekleniyordu. Ancak Sağlam İnşaat yetkilileri, inşaatın daha erken; 2010 Yılı sonlarına doğru bitirilerek teslim edileceğini belirtmişlerdi. Yapımı aralıksız süren ve meteorolojik şartların da olumlu gitmesi üzerine inşaat, firma yetkilillerinin söz verdiği tarihe yetişti. Yapımı yüzde yüz oranında tamamlanan binaların çevre düzenlemesine geçildi.

Deprem konutları, 380 m2’li 5 bloktan oluşuyor. Her blok bodrum, zemin kat ve artı 3 kat olmak üzere 5 kattan meydana geliyor. 2+1 Şeklinde yapılan daireler 82 m2 genişliğinde ve her katta 4 daire bulunuyor. Konutların ısıtmasında ise merkezi kalorifer sistemi kullanılacak. 2007 Yılının Eylül Ayı’nda iki gün arayla merkez üssü Ilıca olan 4.4 ve 4.2 şiddetinde iki deprem meydana gelmiş ve bazı vatandaşlara ait evler hasar görmüştü. Kahramanmaraş Bayındırlık ve İskan Müdürlüğü Ekipleri tarafından iki kez hasar tesbit çalışması yapılarak 82 hak sahibi belirlenmişti.

25 Kasım 2010 Perşembe

“Süleymanlı’ya katliam anıtı yapılmalıdır”

Eğitimci ve yazar Vehbi Vakkasoğlu, Süleymanlı’ ya (Zeytun) Ermeniler’in Kahramanmaraş’ ta yaptığı katliamı hatırlatan bir anıt yapılmalıdır” dedi.

İşadamı Mehmet Sabancı’nın daveti üzerine yapılan sohbet toplantısında konuşan Eğitimci ve yazar Vehbi Vakkasoğlu, Süleymanlı’ ya (Zeytun) Ermeniler’in Kahramanmaraş’ ta yaptığı katliamı hatırlatan bir anıt yapılmalıdır” dedi.

Şehrimiizn tanınmış ve hayırsever işadamlarından Mehmet Sabancı’nın daveti üzerine Eğitimci yazar Vehbi Vakkasoğlu, Türk Kardiyoliji Derneği eski Başkanı ve Çapa Tıp Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Faruk Erzengin’in yanı sıra birçok işadamı, esnaf ve doktor bir araya geldi. Toplantıda Fransızların Kahramanmaraş’ı işgali, Osmanlı İmparatorluğu, Haçlı seferi, Kahramanmaraş’ın yetiştirdiği hocalar, Kahramanmaraş’ın geleceği ve tarihimize sahip çıkılması gerektiği konularında önemli konuşmalar yapıldı. Katılımcıların büyük bir dikkatle dinlediği sohbet toplantısında Prof Dr. Faruk Erzengin “Çocuklarımıza özellikle Kahramanmaraş’ın tarihi olmak üzere Osmanlı Tarihi’nde iyi anlatmamız lazım. Tarihimizi bilmemiz çok önemlidir. Akıllı ve tedbirli insanlar tarihi tekerrür ettirmezler. Tarih tekerrür ederse çok acı olur. Tarihimizi çocuklara çok iyi anlatmamız gerekir. 850 yıl boyunca kardeş gibi yaşayan Ermeni ve Türkler nasıl oldu da birbirine düşman oldular. Çocuklarını bile birbirlerine emanet ederek giden bu insanlar nasıl birbirlerine düşman oldular. Osmanlı arkadan hançerleyenlerle birlik olan bazı Ermeniler Kahramanmaraş’ta özellikle Süleymanlı’da (Zeytun) büyük katliamlar yaptılar. Berit Dağı’ndaki demir madenleri nedeniyle Süleymanlı’da top, tüfek, yapan Ermeniler ve Fransızlar en son modern silahları buralarda Müslümanlar üzerinde denemişlerdir. Süleymanlı’da ayaklarının derisi yüzülen ve tuz dökülerek keçilere yalattırarak Abaz Tepe'de süngü zoru ile ileri itilerek aşağı attılar. Zeytin çayı 4 ay boyunca cesetlerle doldu. Kahramanmaraş’ ta Bahtiyar Yokuşu’nda savasın 3. günü Mehmet efendi diye ses geldi. Bir baktık bir Ermeni 200 tane kundaktaki bebek silahların süngüsü ile süngülenmiş üzerine benzin döküp bir anda çam meşalesi ile cayır diye yaktılar. Bu bir savaş değil bir vahşettir.” dedi.

Vehbi Vakkasoğlu ise konuşmasında, Kahramanmaraş’ın yetiştirdiği Sandalzade, Hafız Ali Efendi gibi hocaefendileri anlattı. Vakkasoğlu “Kahramanmaraş Dünya’nın en lütuflu yeri. Kahramanmaraş’ a, Zeytin’e Ermeni katliamını anlatan bir bir anıt dikilmelidir.” dedi.

KAYNAK: www.kahramanmarasgazetesi.com.tr

21 Kasım 2010 Pazar

Tarihi köprülerin restorasyonu başladı

Süleymanlı Köyü’nde bulunan tarihi köprülerin restorasyonuna başlandı.

Tarih yeniden canlanacak. Kahramanmaraş tarihi ve Ilıca turizmi açısından büyük öneme sahip, Süleymanlı Köyü’nde bulunan tarihi köprülerin restorasyonuna başlandı. Köprülerin projeleri 2008 yılında, Kahramanmaraş Valisi Mehmet Niyazi Tanılır’ın girişimleri sonucu İl Özel İdaresi tarafından yapılmıştı.

İlk olarak Süleymanlı’yı Hacıibrahimuşağı Köyü ile ayıran; Zeytin Çayı üzerinde bulunan Kanlı Köprü’nün onarımına başlandı. İskelesi kurularak restorasyonuna başlanan köprünün bitirilmesinin ardından, diğer tarihi köprüler Kantarma ve Tekke köprülerinin onarımına başlanacak. Köprülerin restorasyonunun 2011 yazına kadar bitirilmesi bekleniyor.

Süleymanlı Köyü içerisinde bulunan Kanlı Köprü, Kantarma Köprüsü ve Tekke Köprüsü yüzyıllara meydan okuyarak bu günlere gelmiş, fakat son yıllarda yıkılmaya yüz tutmuştu. Turizm eylem planı kapsamında ele alınan, iki yıldır çalışması devam eden tarihi hafızamızı oluşturan köprülerin ihalesi Mersin Karayolları Bölge Müdürlüğünce yapıldı. Restorasyonla tarihi öneme sahip köprülerimiz hayatiyet kazanacak, gelecek nesillere aktarılmış olacak. Şimdiki beklenti ise, yetkililerin Süleymanlı’da bulunan diğer tarihi eserleri de “Turizm eylem planı kapsamı”na alarak bir an önce gün yüzüne çıkarması yönünde.
Tarihi Zeytun Kalesi, üç oluklu tarihi Selçuklu Çeşmesi, tarihi manastır, Selçuklu Hamamı ve Sultan II. Abdulhamit tarafından yaptırılan askeri kışla, kaybolmaya yüz tutmuş ve restore edilmeyi bekleyen eserlerden bazılarını teşkil ediyor.

9 Kasım 2010 Salı

Beyoğlu’nda dikkat çeken toplantı

Eski ve yeni bazı belde belediye başkanları Beyoğlu Kasabası’nda bir araya geldiler.

Ilıca'dan dört isim katıldı. Kahramanmaraş’ın çeşitli beldelerinin eski ve yeni belediye başkanları, son yılların parlayan yıldızı güney beldelerinden Beyoğlu’nda bir araya geldiler.

Toplantı, Beyoğlu Kasabası’nın başarılı Belediye Başkanı Osman Okumuş’un daveti üzerine gerçekleşti. Salı günü öğle üzeri gerçekleştirilen yemekli toplantıya farklı partilere mensup başkanların yanı sıra bazı eski belediye başkanlarının da katılması dikkat çekti. Ak Partili isimler Yumaklıcerit Belediye Başkanı Murat Ceyhan, Evri Belediye Başkanı İbrahim Özsu, Kale Belediye Başkanı Mehmet Nar, Şehinkayası Belediye Başkanı Hakan Şişman, Ilıca Belediye Başkanı Remzi Demir, geçtiğimiz aylarda CHP’den Ak Parti’ye geçen Fatmalı Belediye Başkanı Servet Bekereci, CHP’li Narlı Belediye Başkanı Metin Ergücen, Ilıca Belediyesi Eski Başkanı Cuma Karalar, HAS Parti’nin oluşumunda yer alan Karacasu Belediyesi Eski Başkanı Süleyman Topçuoğlu, Ilıca Ak Parti Belde Başkanı Turgut Ardıç ve Ak Partili Ilıca Belediyesi Meclis Üyesi Murat Gündeş toplantıya katılanlardı. Ev sahibi Osman Okumuş konuk başkanları, adeta nazîre edercesine adından övgüyle söz edilen ve kendisinin en önemli icraatlarından biri olan Bababurun Parkı’nda ağırladı. Yemek öncesi bir araya gelen başkanlar uzun uzun sohbet etme imkanı buldular. Sohbetin konusunu ise ağırlıklı olarak, yaklaşan milletvekilliği seçimleri oluşturdu. Yerel ve ülkenin içinde bulunduğu genel meselelerin uzun uzadıya konuşulduğu sohbette, başkanlar zaman zaman bir birlerine takılmadan edemediler. En çok takılınılan isimler CHP’li Metin Ergücen ve çiçeği burnunda HAS Partili Süleyman Topçuoğlu oldu. Sohbet yemekte de devam etti. Öğle yemeğinde Osman Okumuş konuklarına, baş yemeği balıktan oluşan özel bir menü ikram etti.
Yemeğin ardından hep birlikte parkı gezen başkanlar Bababurun Anıtı önünde objektiflere poz verdiler.
Ilık bir sonbahar gününde gerçekleştirilen ve oldukça verimli geçen toplantı; ikindi üzeri, başka toplantılarda buluşmak üzere ve Osman Okumuş’un konuklarına teşekkür ederek uğurlamasıyla son buldu.

7 Kasım 2010 Pazar

Ilıcalılar Poyraz’ın düğününü coşturdu

Ilıcalılar Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz’ı, oğlunun düğününde halaya kaldırdı.

K.Maraş/Merkez
Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz görkemli bir düğünle oğlunu evlendirdi. Ayşe-Mustafa Gezgiç çiftinin kızları Gülnihal ile; Gül-Mustafa Poyraz çiftinin oğulları Erdem’in evlendiği düğün Arasan Center’da yapıldı. Cumartesi akşamı yapılan ve “yılın düğünü” olarak adlandırılan muhteşem düğüne Ilıca’dan; Ilıca Belediye Başkanı Remzi Demir, Ilıca Eski Belediye Başkanı Cuma Karalar ve Ak Parti Ilıca Belde Başkanı Turgut Ardıç katıldı.

Her ikisi de oyun ustası olan Remzi Demir ve Cuma Karalar düğünde birlikte halay çektiler. Demir ve Karalar bir kaç dakikalığına da olsa, düğün sahibi Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz’ı da halaya kaldırdılar. Poyraz’ında dahil olduğu halay davetliler tarafından oldukça beğenildi ve alkışlandı.

Görkemli düğünde Musatafa Poyraz, Kahramanmaraş’ta bir ilki gerçekleştirerek kendi oğlunun nikahını yine kendisi kıydı.


Öte yandan düğüne, başta TBMM Başkanvekili Nevzat Pakdil, Adana Valisi İlhan Atış, Ak Parti Kahramanmaraş milletveklleri ve iş, siyaset ve basın dünyasından çok sayıda seçkin davetli katıldı.Haber: Veli KARALAR Fotoğraflar: www.marasgundem.com

5 Kasım 2010 Cuma

Avcı çelişkili ifadeler verdi

Sorgusunda suçlamaları kabul eden yerel radyo spikeri ve sahibini vuran Avcı adliye de neler anlattı?

Kahramanmaraş’ta beş ay önce lise öğretmeni Mehmet Savaş Kalaycı’yı (33) pazaryerinde vurduktan sonra firar eden ve 2 Kasım’da ise yeniden ortaya çıkıp bu kez yerel radyo sahibi Haktan Kaya’yı (38) tabanca ile vurarak öldüren ve ‘aşırı şüphecilik’ olarak tanımlanan paranoyak bir kişiliğe sahip olduğu öne sürülen katil zanlısı 49 yaşındaki Cüma Avcı, emniyetten sonra çıkarıldığı adliyede; “İki ayrı kişiyi öldürmek” suçundan tutuklandı.

Katil zanlısının, genç bir kıza âşık olduğu ve cinayetleri kıskançlık nedeniyle işlemiş olabileceği öne sürülürken, âşık olduğu kızın da kendisi için radyoda istek parçalarda bulunduğu öne sürüldü.

Avcı’nın önce emniyet daha sonra da savcılık ve mahkemede çelişkili ifadeler vermesi ise dikkat çekti.

İkinci cinayeti gerçekleştirdikten sonra yakalanarak getirildiği emniyette cinayetleri ‘namus’ gerekçesi ile işlediğini öne süren katil zanlısı adliyede ise bu kez kendisini şöyle savundu:

“Bahsettiğim adam öldürme ve yine yaralama olaylarını bu şekilde yayınları ve beni tahrik edici küfür ve tehditlerinden dolayı gerçekleştirdim. Benim ve aile bireylerimin telefon numaralarımı da belirttiğim gibi; Z.S. isimli komşumdan almış ve öğrenmiş olabilirler. Suçlamaları bu hali ile kabul ederim. Bu şahısların yapmış olduğu programlarda bana hakaret içeren ve tahrik edici o kadar yayın yapıldı ki; bunlar araştırıldığında benim bu eylemleri neden gerçekleştirdiğim ortaya çıkacaktır.”


ZANLI CÜMA AVCI SAVCILIKTA NELER ANLATTI?

2 ayrı cinayet olayının faili olarak emniyetteki ifadesinin ardından Kahramanmaraş Adliyesi’ne sevk edilen katil zanlısı Cuma Avcı, burada Cumhuriyet Savcısı Uğur Koç’a şunları anlattı:

“…….Radyo isimli radyoyu ben aile bireylerim ile birlikte dinlediğim esnada benim eşimin ve hatta çocuklarımın isimlerinin ‘Düşler Vadisi’ isimli yapmış oldukları programda istek yapan olarak belirtilmesi benim dikkatimi çekmişti, aile bireylerime sorduğumda kendilerinden hiçbirinin böylesi bir istekte bulunmadıklarını radyoyu aramadıklarını bana söylediler. Ben de kendi imkânlarım ile benim aile bireylerimin isimlerinin ve hatta bir keresinde evimin adresinin bu radyoya nasıl gittiğini araştırmaya başladım. Bu sırada A…. Tekstil’de benimle birlikte çalışan K. S. isimli bayanın benim aile bireylerimin isimlerini bu radyoya verebileceğini düşündüm. Bu şahıs benim ile birlikte A. Center’da çalışırken bana ilgi duyuyordu. Ben ise kendisinin bu ilgisine karşılık vermemiştim. Hatta bir defasında benim evime dahi gelmişti. Yine bir defasında da şahsın yakını, ben işyeri çıkışında bana saldırmıştı. Ancak ben o olay nedeni ile şikâyette bulunmadım. Daha sonra K.S.’nin samimi arkadaşı halen yurt dışında bulunan Z.S.’ın benim aile bireylerimin isimlerini bu radyoya vermiş olabileceğini değerlendirdim. Zaten Z.S. benim kapı komşumdur. Halen kendisi Almanya’dadır. Açık adresini bilmem. Bunun üzerine ben ….. Radyo’ya gittiğimde emniyette ayrıntılarını belirttiğim şekilde bu şahıslara yani maktül Haktan ve radyoya ismini ‘Tugay’ olarak tanıtan maktül Mehmet Savaş Kalaycı’ya ulaştığımda (benim eşimin, çoluğumun çocuğumun adını programda neden zikrediyorsunuz, bu isimleri size kim verdi?) dediğimde beni kovaladılar. Ayrıca Haktan bana (Ben Diyarbakırlıyım. Seni yok ederim) deyip küfürlü kelimeler ile beni radyodan kovaladı. Daha sonra ben evimde bulunan av tüfeğim ile gezerken Tugay ismi ile yayın yapan maktül Savaş Kalaycı ile karşılaştığımda kendisine niçin benim aile bireylerimin ismini zikrediyorsun deyip kendisi ile tartıştım. Daha sonra da yanımda bulunan tüfek ile korkutmak maksadı ile ateş ettim. Bu olay hatırladığım kadarı ile 03.03.2009 tarihinde meydana gelmişti. Bu olay nedeni ile adliyede soruşturma olduğunu öğrendim. Ancak sanıyorum maktül Savaş Kalaycı kendisini vuranın ben olduğumu söylememiş. Yani bu olay nedeni ile beni ne emniyetten ne de adliyeden çağıran olmadı. Ancak bu şahıs beni tanıyordu. Tanımasına rağmen beni isim olarak ne polise ne adliyeye söylemedi. Ayrıca radyo hep birlikte karar alarak radyoya zarar gelir diyerek sanırım benim adımı öyle söylemediler. Yoksa kendisi çok kabadayı birisi olduğundan değil. Ancak bu olaydan sonra ben Savaş Kalaycı’yı yaraladıktan sonra benimle ilgili yayın kesilmişti. Ayrıca bir süre şahıs hastanede yattığı için radyoda çalışamadı. Daha sonra radyoya gelince bana mesaj gönderdiğini tahmin ettiğim şifreli görüşmeler yapıyordu. Yani; (ben geldim 00’a kadar yayın yapıyorum) diye beni tahrik edici sözler söylüyordu.”


“SAVAŞ BANA KÜFÜR EDİNCE SİNİRLENDİM”

“Ben Maraş otu satıyorum. 20.04.2010 tarihinde yine Hoca Ahmet Lisesi’nin civarında Maraş otu satmak için gezerken tesadüfen maktül Savaş Kalaycı ile karşılaştım. Kendisine (Sen hâlâ Maraş’ı terk etmedin mi, buralarda mısın?) diye söyleyince şahıs emniyetteki ifademde de belirttiğim üzere küfür etti ve arkasını dönüp cadde üzerinde gitmeye yönelip sırtını bana doğru dönünce ben yanımda dayımdan kalma silahı çıkardım. Ve kendisine arka tarafından ateş etmeye başladım. Toplam şarjörde 9 tane mermi vardı. Kendisine kaç tane sıktığımı hatırlamıyorum. Ancak korkutmak için birkaç kez de havaya ateş ettim. Daha sonra vatandaşlar toplanınca da ayrıldım. Ve boşalan şarjörü yere attım. Daha sonrasında da oradan ayrılarak evime gittim. Aile bireylerime bu olaydan bahsetmedim.

Dün de (2 Kasım) yine tesadüfen maktül Haktan’ı gördüğümde kendisi benim oturduğum çay ocağına geldi. Benim yakınıma oturdu. Sonra benim orada olduğumu fark etti ve sırıtmaya başladı. Kendisi ile daha önceden tartışmıştık. Sırıtınca benim moralim bozuldu. Ondan sonrasında ne yaptığımı hatırlamıyorum. Söz konusu dayımdan kalma silah ile ateş ettim. Her iki olayda da aynı silah ile ateş ettim. Maktül Savaş Kalaycı’yı yaraladığımda ise av tüfeği ile ateş etmiştim. Olaylar meydana geldiğinde Kahramanmaraş ilinden dışarı ayrılmadım, burada idim. Ancak kimseye de bu şekilde bir olay gerçekleştirdiğimden bahsetmemiştim.


“TAHRİK EDİCİ KÜFÜR VE TEHDİTLERİNDEN DOLAYI GERÇEKLEŞTİRDİM”

“Ben maktül Savaş Kalaycı’yı yaralamadan önce 4 yıl kadar süre ile sürekli bahsettiğim benim ve aile bireylerimin isimlerini geçiren yayınları yapıyorlardı. Hatta ben kendisine defalarca (bu şekilde yayın yapmayın) diye radyoda mesaj çektim. Hatta ben K.S. ile de mahkemelik olmuştum. O telefon numaralarından birisi olabilir, (……….) bu numaralar olabilir. Ben şu anda bu numaraları kullanmıyorum. Olayın üzerinden oldukça uzun zaman geçti. Ancak radyonun kullandığı numaralar vardı. Radyo kendisi yayın yaparken sürekli bir numara veriyordu. Ben o numaralara mesaj atarak (benim ve ailemin isimlerini zikretmeyin) diyordum. Bu şekilde Tugay isimli maktül Mehmet Savaş Kalaycı ve Haktan’a defalarca bu yayınlardan vazgeçmeleri konularında ikazlarda bulundum.

Bahsettiğim adam öldürme ve yine yaralama olaylarını bu şekilde yayınları ve beni tahrik edici küfür ve tehditlerinden dolayı gerçekleştirdim. Benim ve aile bireylerimin telefon numaralarımı da belirttiğim gibi; Z.S. isimli komşumdan almış ve öğrenmiş olabilirler. Suçlamaları bu hali ile kabul ederim. Bu şahısların yapmış olduğu programlarda bana hakaret içeren ve tahrik edici o kadar yayın yapıldı ki; bunlar araştırıldığında benim bu eylemleri neden gerçekleştirdiğim ortaya çıkacaktır.”


2. SULH CEZA MAHKEMESİ’NDE TUTUKLANDI

Sanık avukatının savunmaya aynen katıldığını ve tahrik hükümlerinden yararlanmayı talep etmelerini söylemesinin ardından sanık Cüma Avcı, “Tasarlayarak iki ayrı kişiyi öldürme” suçundan tutuklanma istemi ile 2. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. Burada da hâkim Hacı Ali Alay’a ifade vererek emniyet ve savcılıktaki ifadelerini tekrarlayan Cüma Avcı aleyhine olan hususları kabul etmediğini belirtti.

Olayın ayrıntılarını Emniyet ve Savcılıkta anlattığını dile getiren şüpheli, bu ifadelerinin okunmasını talep ederek bunları tekrar etti. Burada da ifade veren Avcı, bu kez de şunları anlattı:

“Ben K.D. (S.) isimli bayan ile 1998 tarihinden itibaren 2002 yılına kadar A. Center isimli işyerinde çalıştık. Tahminen 7-8 yıl kadar çalıştık. Bu nedenle 2002 yılına kadar mı yoksa daha başka bir tarihe kadar mı onu tam olarak hatırlayamadım, benim bu bayanla herhangi bir gönül ilişkim yoktu. Ancak kendisini bana ilgi duyuyordu. Hatta bir keresinde evime gelmişti, bu tarihi tam olarak hatırlamıyorum ancak daha önce benim ile K. arasında Sulh Ceza Mahkemelerinde görülen iki tane davadan önceki bir tarihte gelmişti, bana ilgi duyduğunu söylemişti. Ben de (Kızım yaşındasın, böyle bir şey olamaz) dedim. Bunun üzerine K. isimli bayan bana kin beslemeye başladı. Hatta kendi ailesine benim onu rahatsız ettiğim şeklinde sözler söylemiş. Bundan dolayı da eniştesi iş yeri çıkışında beni dövmüş ve bir dişimi kırmıştı. Bu olayı resmi mercilere bildirmedim. Ancak K.’nin benimle birlikte aynı işyerinde çalışmasından önce Kahramanmaraş merkezde yayın yapan ve yerel radyolardan …..isimli radyoda çalışmış, bu nedenle maktüller Savaş Kalaycı ve Haktan Kaya’yı tanıyormuş, benim K.’yi red etmemden sonra bir gün tesadüfen …FM’de Tugay ismi ile program yapan Savaş Kalaycı’nın programında benim adıma eşimin, çocuklarımın adına şarkı armağan edildiğini öğrendim. Bu şekilde çok kez oldu, bu olayların ayrıntısını önceki ifadelerimde anlattım.”

Kahramanmaraş Barosu nöbetçi avukatlarından Özcan Kara’nın görev yaptığı sorguda; şüpheli Cüma Avcı’ya yüklenen “Tasarlayarak iki ayrı kişiyi öldürme” suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, işin önemi, verilmesi beklenen ceza, şüpheliye yüklenen suçun CMK’nun 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olması dikkate alınarak, şüphelinin 5271 sayılı CMK’nun 100 ve devamı maddeleri gereğince tutuklanmasına karar verildi.

4 Kasım 2010 Perşembe

Beşen Köyü 10 yıldır ebesiz!

Beşen köyünde sağlık evi var, ama on yıldır hastalara bakacak ebe yok.


Beşen Köyü sakinleri sağlıktan yana sıkıntılı. Merkez Ilıca Kasabası Beşen Köyü’nde sağlık evi var; fakat hastalara acil durumlarda müdehale edecek ebe yok. Beşen Köyü Ilıca Kasabası ile bitişik bir köy, fakat büyük ve dağınık olmasından dolayı merkezî ve en kalabalık obası olan Demirkapı Ilıca’ya 8 kilometre mesafede. 300 hanesiyle Ilıca bölgesinin en büyük köylerinden olan köyde bu yüzden sağlık sıkıntısı yaşanıyor.
Demirkapı Obası’nda bulunan sağlık evi yeni ve her türlü donanıma sahip. Fakat personel olmadığı için sağlık gereçleri atıl ve kullanılamaz bir halde. On yıl önce buraya bir ebe atanmış. Atanan ebe daha sonra Ilıca’da görevlendirilmiş. İşte o gündür bu gündür sağlık evi sahipsiz. Ilıca’ya gönderilen ebenin kadrosuda halen Beşen’de göründüğü için devlet yeni bir ebe atamıyor. Bu arada olan köylülere oluyor. En küçük bir sağlık sorununda Ilıca’ya gitmek zorunda kalıyorlar. “Karda-kışta ne yapıyorsunuz?” diye sorduğumuz köylülerden birinin verdiği cevap ibret verici. Köylü: “Bir hastamız olduğunda yollar müsaitse ve bir araç bulabilirsek Ilıca’daki sağlık ocağına götürüyoruz. Götüremezsek oturup hastalığın kendiliğinden geçmesini bekliyoruz” diyor.

2 Kasım 2010 Salı

“Yakalanmasam birini daha öldürecektim”

Aslen Ilıca Bölgesi Çamlıbel Köyü’nden olan eski hükümlü Cuma Avcı, Sakarya Mahallesi’nde bir radyo sahibini öldürdüğü ve daha önce işlenen bir öğretmen cinayetini de işlediğini itiraf ettiği iddiasıyla yakalandı.

Kahramanmaraş’ta yayın yapan Haber 46 adlı internet sitesinin konuyla ilgili “Öğretmenin katil zanlısı: Yakalanmasaydım birini daha öldürecektim” başlıklı haberi şöyle:

"Kahramanmaraş'ta 20 Nisan'da Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Mehmet Savaş Kalaycı'nın vurularak öldürülmesi olayının katil zanlısı bugün de ortaya çıkarak yerel bir radyo sahibini öldürdü. Katil zanlısı, "yakalanmasaydım birini daha öldürecektim" dedi.

20 Nisan'da Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Mehmet Savaş Kalaycı'nın vurularak öldürülmesi olayının katil zanlısı bugün yine ortaya çıktı. Cuma A. (49) isimli zanlı, 33 yaşındaki Kalaycı'nın dj'lik yaptığı yerel radyonun sahiplerinden Haktan Kaya'yı da vurarak öldürdü. Alınan bilgilere göre olay, saat 12.00 sıralarında Sakarya Mahallesi Sakarya Caddesi üzerindeki taksi durağı önünde meydana geldi. Cuma A., elindeki silahla yerel radyo sahiplerinden Haktan Kaya'nın yanına yaklaşarak ardı ardına tetiğe bastı. Yaklaşık 10 el silah sesinin ardından namludan çıkan kurşunlar Kaya'nın başına ve vücudunun çeşitli yerlerine isabet etti. Aldığı kurşunlar ile ağır yaralanan Kaya, çağrılan ambulansla Kahramanmaraş Yenişehir Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak ameliyata alındı. Kaya yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken katil zanlısı Cuma A. ise silahla birlikte olay yerinden ayrıldı. Çarşı Polis Karakolu önüne gelen Cuma A., polisler tarafından suç aleti silah ile birlikte yakalandı.

Önce Yenişehir Devlet Hastanesi'ne getirilen Cuma A., daha sonra Kahramanmaraş Devlet Hastanesi'nden alınan doktor raporunun ardından emniyete götürüldü. Zanlı emniyetteki ifadesinde, "Yakalanmasaydım birini daha öldürecektim" dedi.

Polis olayın görgü tanığı olduğu öne sürülen 4 kişiyi de emniyete getirirken, zanlının sorgulamasında suçlamaları kabul ettiği öğrenildi. Zanlının, 20 Nisan tarihinde işlenen Öğretmen Mehmet Savaş Kalaycı cinayetini de gerçekleştirdiğini kabul ederken, Kalaycı'yı daha önce de uyarı mahiyetinde ayaklarından vurduğunu da kabul ettiği bilgisine ulaşıldı. Zanlının aradan geçen 8 ay boyunca Çamlık Mahallesi'nde bir ikamette saklandığı öğrenildi. Cinayet Masası dedektiflerinin sıkı takibinin ardından olay gün yüzüne çıkartıldı. Bu arada Haktan Kaya'nın bazı yakınları da hastaneye gelerek sinir krizleri geçirdi. Olay yeri inceleme ekipleri taksi durağının önünde araştırma yaparken cinayetle ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı."

HABER&FOTOĞRAFLAR: www.haber46.com

1 Kasım 2010 Pazartesi

Sütçü İmam ilk kurşunu attığı gün anıldı

Milli Mücadelenin en önemli isimlerinden Sütçü İmam, düşmana ilk kurşunu attığı gün ilk defa; Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde anıldı.

K.Maraş/Merkez
Sadece Kahramanmaraş’ın değil; Tüm Türkiye’nin kurtuluşunun en önemli ve sembol isimlerinden Sütçü İmam, düşmana ilk kurşunu attığı gün olan 31 Ekim’de ilk defa, Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlenen muhteşem bir geceyle anıldı.
Geceye öncülük eden HAKSEN Kahramanmaraş Temsilcisi Dr. Gökhan Gökşen, beraberinde Büro HAKSEN Şube Başkanı Akın Ozan ve Yerel HAKSEN Şube Başkanı İbrahim Altun ile birlikte saat 13:00’da Uzunoluk Caddesi üzerinde Sütçü İmam’ın düşmana ilk kurşunu attığı yere gelerek kısa bir açıklama yaptı. Gökşen burada yaptığı açıklamada, Sütçü İmam’ın sadece Kahramanmaraş için değil; tüm Türkiye için önemli bir anlam ifade ettiğini belirtti.

Akşam ise HAKSEN Kahramanmaraş Temsilciliği’nin ev sahipliğinde Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde anma gecesi düzenlendi. Saat 19:00’da başlayan geceye vatandaşların ilgisi yoğun oldu. Salonu dolduran çok sayıda vatandaşın yanı sıra geceye İl Genel Meclisi Başkanı Ramazan Okumuş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Seydihan Küçükdağlı, Prof. Dr. Aytaç Açıkalın, Sütçü İmam Üniversitesi İktisadi ve İdari Bölümler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Hamdi Aydın, HAKSEN Konfederasyonu Genel Başkanı Ayhan Çivi, Tarihçi Yazar Yalçın Özalp, Sütçü İmam’ın torunu Dr. Alladdin Türkkorur, bazı daire müdürleri, bazı belde belediye başkanları ve bazı sivil toplum temsilcileri katıldı. “Tarihten Yakamozlar” ismi verilen gecede önce HAKSEN Konfederasyonu Genel Başkanı Ayhan Çivi kısa bir selamlama konuşması yaptı. Daha sonra Yalçın Özalp’ın fotoğraf arşivinden, Kanaltürk Televizyonu’nda yayınlanan “Neşter” proğramından, “Sahibini Arayan Madalya” filminden ve TRT arşivinden yararlanılarak hazırlanan muhteşem bir Sütçü İmam ve Abdal Halil Ağa belgeseli gösterildi. Belgeselin gösterimi sırasında bazı sahneler, duygulana izleyiciler tarafından alkışlandı.


Belgesel gösteriminin ardından gecenin anlam ve önemini ifade den konuşmalar geçildi. Dr. Gökhan Gökşen, Dr. Alladdin Türkkorur, Prof. Dr. Aytaç Açıkalın ve Prof. Dr. Ahmet Hamdi Aydın birer konuşma yaptılar. Konuşmacılar konuşmalarında, Sütçü İmam ve Kurtuluş rununun diri tutularak gelecek kuşaklara iyi anlatılmasını ve bu konuda yapılan çalışmaların desteklenmesini belirtirken; Sütçü İmam Üniversitesi’nden “Sütçü İmam” isminin kaldırlmasına yönelik bazı çalışmalara da göndermelerde bulundular.

Gece Abdal Halil Ağa’nın torunları tarafından hazırlanan avul gösterisi ile devam etti. Sahneye çıkan davulcular, hazırladıkları muhteşem gösterileri ile izleyenlere unutulmaz dakikalar yaşattılar.


Öte yandan Ak Parti Kahramanmaraş Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Sağlam ve Mhp Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif Paksoy birer telgrafla geceye katıldılar.


Gece; geçen yıl yine HAKSEN Kahramanmaraş Temsilcisi Dr. Gökhan Gökşen tarafından başlatılan, 12 Şubat’ın “İstiklal savaşı kahramanlarını anma günü” çalışmalarına destek veren kişi ve sivil toplum temsilcilerine plaket verilmesi ile sona erdi.

HABER&FOTOĞRAF: Veli KARALAR